Ben bilmiyordum.
Bugün, O’nun bize verdiği en önemli hediyenin yıldönümüymüş.
Bugün, O’nun binbir zorlukla, binbir mücadele ile cehalete, sefalete, bağnaz düşünceye karşı verdiği savaşın yıkılmaz abidesini diktiği günmüş.
Bugün, “O”nun ilk defa büyük yazıldığında ne ifade ettiğinin kesinleştiği günmüş.
“O” o kadar “Büyük”müş ki bir gün şöyle demiş;
“Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın.
Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.
Herkes sana karşı çıkacaktır, önüne sonsuz engeller koyacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın.
Kendini büyük değil, küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul ederek, hiç kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın.
Bundan sonra da sana büyüksün derlerse, bunu söyleyenlere gülüp geçeceksin.”
“Büyük” sensin sanırım Mustafa; babam, annem, babaannem, anneannem, dedelerim, amcam, yengem, teyzelerim,… beni ziyaret eden tüm sevdiklerim aynısını tekrar tekrar söylüyorlar kulağıma!
Ata Sensin!
Teşekkür ederim, bana bu şansı yaşama fırsatını sunduğun için…
Rahat uyu Mustafa! Senin yolunda yorulmadan yürüyeceklerin, Bayrak’ı, Vatan’ı, Cumhuriyet’i asla terk etmeyeceklerin arasına küçük bir nefer daha geldi!