Selam
Bu blog’u bana hediye eden sonra da askere giden Cenk Amcam’dan haber geldi. Yeşil yeşil kıyafetlerle gönderdiği resimleri ve yazdığı notu sizlerle paylaşmak istedim.
![]() |
| Kimden Cenk Askerde |
Uzun bir aradan sonra Internet denen mucizevi ağa tekrar kavuşmanın keyfiyle yazıyorum bu maili. Galiba 1997′den beri Internet’ten hiç bu kadar uzun süre uzak kalmamıştım… Bağımlılık olmuş, millet nasıl sigara için tırmalıyorsa ben de askeriyede Internet için öyle oldum. Biraz daha çarşı izni vermeselerdi düşünce gücüyle Internet erişimini sağlayan ilk insan olacaktım.
Ekte resimlerimi gönderiyorum size. Birincisi Muğla’daki acemi birliğinde yemin töreni günü çekildi. Kamuflaj adı verilen Ninja Turtles kıyafetlerimizle takıldık 23 gün. Rap rap rap yürüdük, sıra açıldık, sıra yanaştık, istikamet yedik, it gibi koştuk, azıcık süründük, kollarımız yara oldu, terledik, ayaklarımız koktu falan filan… Ama usta birliğine gelince de “tüh lan acemilik keşke 159 gün sürseydi” dedik. Zira usta birliği denen bir takım garip rütbeli organizmaların olduğu tesiste “devrecilik”, “takan komutan” gibi tabirlerin vücuda gelmiş halleriyle karşılaştık. Hijyenik açıdan acemi birliğini mumla aratan usta birliği “askere geldik laaan, vay anasını” dediğimiz yer oldu. Taşralı politikacılar gibi “birinci çoğul şahıs” yazmaktayım zira bu fikirlere sürekli koyun sürüsü gibi birlikte dolaşan diğer kısa dönemlerle birlikte varıyorduk…
Muhtemelen bildiğiniz gibi usta birliği olarak Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı’nı kurayla çektim. Tabii bu konuda “torpildir, bu devirde kura mı kaldı” diyen spekülatörler olacaktır. İlker Başbuğ’un da gelişi ile birlikte bir çok garnizonda komutanlar değişti ve bize yeni gelen Kurmay Albay sistemi değiştirip bizi kuraya soktu. Ben de kuraya 5. torbadan girdim! Fazlasıyla “Champions League” jargonu biliyorum ama gerçek bu söylediğim. Öğretmenleri, lisan bilenleri, mühendisleri, işletmecileri ve diğerlerini ayırdıkları 5 torba içinde ben “işletmeci” kategorisinden turnuvaya katıldım ve Bodrum FC takımı ile mücadele etme fırsatını yakaladım. İlk maç deplasmanda, hafta sonları evimizdeyiz… Evci çıkma konusu tahmin edildiği kadar kolay ya da sorunsuz değil. Henüz ilk defa “çarşı”ya çıkabiliyorum. Bayramda evci çıkarmazlarsa bir hayli üzülebilirim…
Her neyse, Bodrum’a geldikten sonra yapılan ilçe içi dağıtımda 19 kişiden içinden 2 kişi merkezde bırakıldık. Bizleri de Bodrum Adliyesi’nin güvenliği yaptılar. Gerçi ilk hafta İdari İşler’de bitirilememiş 400′den fazla vukuat dosyasının sisteme girilmesini hallettim ve harita üzerine yapıştırılmak üzere 30-40 çeşit folyo kesim etiket tasarladım ama artık adliyedeyim. Bu ilk hafta performansım beni “kollanan / kayrılan adam” yaptı. Yaklaşık 5 sene sonra COREL DRAW kullanmış oldum, hiç de çekilir karın ağrısı değilmiş, gözünü sevdiğimin Illustrator’ı.
Peki ne yapıyorum adliyede? Sabah 7.30′da bırakıyorlar bizi adliyeye. Akşam da 21.00′e kadar pek yoğun olmayan iki yıllık pırıl pırıl bir adliyede üç tane noktada rotasyonlu olarak duruyoruz. 4 günde 1 adet tuğla gibi kitap bitiriyorum, ne kadar yoğun olduğumu siz düşünün. Bu hafta gececi oluyorum. 21.00′den sabah 7.30′a kadar adliyede durucam. Fazladan hiç nöbetim yok ve saatlerin acayipliği sayesinde içtimalardan da yırtıyorum, daha ne isteyeyim ki…
Sonuç olarak rahatım yerinde şimdilik, sıkıntılar tabii ki var ve askeriyede geçen her gün başlı başına bir sıkıntı ama hiçbiri tolere edilemez değiller bugün itibariyle. Umarım şartlar Ocak ortasına kadar değişmez.
Herkese selamlar, sevgiler…
İyi bakın İstanbul’a, sivil hayatın ve özgürlüğün tadını çıkararak yaşayın!
cnkg a.k.a. “Jandarma Çavuş Cenk Gümüşcüoğlu Kocaeli!”
